Doğa Okulu ayak takımı

Kategori: Blog   Etiketler:

10570418_359598544191645_3708399127278008662_nTamam çok işe yarıyor, amenna. Serçe parmağına bir şey olsa, koca gövdeyi sallar, buna da amenna. Fakat bu kadar şekilsiz bir uzuv olamaz benim için: Ayak.

Bu kadar çıplak ayağın bir arada, çoğunun da bana doğru uzatılmış olduğu bir ortamda bulunmadım daha önce, he bir de burası okul! Şimdi plajları, havuz kenarlarını hatırlatmayın. Oralarda odak heralde ayak değildir. En azından benim için değil. Benim için ayak, örtülmesi gereken tek yerimiz.

Şimdi ben bu kadar ‘ayağa’ düşmüşken, fırsatı değerlendirip, kısa bir araştırma yaptım. Sağlamasını yapabilmenizin mümkün olduğu sonuçlara ulaştım.

Mesela, benim suratım bazlama gibidir, ablaktır; Buna paralel benim ayak baş parmağıma da bir dikkat edin, ağzında lokmasını biriktirmiş, üç dört yaşında toraman bir oğlan çocuğu suratına benzer. Tırnak kısmına kaş göz çizin herkesin ayak baş parmağı suratına benziyor.

Bu eşsiz araştırmada ulaştığım sonuçlardan biri de, genelde sakallı kişiler çoraplı. Onların nasıl çıplak suratlarını göremiyorsak, ayaklarını ve tabii ayak baş parmaklarını da göremiyoruz. Demek ki onlar gizemli şahıslar.

Ve asıl önemli sonuç:

Ayakları nasırlı olan kişiler sayesinde ekşi maya ekmek yenirmiş, katığı kadim bilgiler olan. Delice adında bir ağacın aşk dolu asırlık hikayesi ve bu aşkın meyvesi zeytin öğrenilirmiş. Dünyanın dört bir tarafına güneşi tutmaya giden bir adamla tanışılırmış, ayakları nasırlı kişiler sayesinde. Bir orman dolusu kahkaha atılırmış, geçmişleri dünya haritası olmuş duayen kişilerle.

Tüm bunların yanında yıldız tozuna bulanıp, bir dolu atasözü, deyiş, aydınlatıcı sözler öğrenilirmiş.

Şimdi bu araştırmadan elde ettiğim nihaî sonucu açıklıyorum: Ayaklarım, ayaklarımız nasır tutmalı çünkü doğa ancak bu şekilde sağlam adımlarla yürümeye devam edebiliyormuş.

Sururi Uras

16-08-2014

Doğa Okulu

Yorum yapılmamış.

Yorum Yap

Change this in Theme Options
Change this in Theme Options