Balık baykuşundan özür

Kategori: Blog   Etiketler:

Balik_Baykusu_Sezai_Göksu
Nefes aldığımı hissetmiyordum o an. Bakakaldım sadece, ağzımdan tek bir laf çıkmadı. Oysa ki ne kadar da uzun zamandır nefsimi terbiye etmeye çalışıp sadece iyi bir insan olmak için yaşamaya başlamıştım, başaramamışım.

Kadıncık Vadisi’ndeyim, cennetin ortasında, dağın zirvesinden vadinin derinlerine inen borular görüyorum.

Bozyazı’dayım. Önüne set çekilip kurumuş dereyi görüyorum.

Oymapınar’dayım, yüreği delinmiş dağlar, yüreğin içinden yol geçiyor.

Üzümdere’deyim şimdi. Belki burada iyi bir insan olabilirim. Burada henüz katledilmemiş bir dere akıyor.

Yola düştüğümüzde ne heyecanlıydım! Amacımız nesli tehlike altında olan bir baykuş türünün korunması için elimizden neler gelebileceğini anlamak, onun yaşadığı yerlerdeki insanlarla konuşup birlik içinde hareket edebilmekti. Toroslar’a gidiyorduk, Toroslar’ın baykuşu, balık baykuşu için.

Balık baykuşu, Anadolu’da sadece Toroslar’da yaşıyor. Son yıllarda yapılan çalışmalarda sayısının 80 çift olduğu tahmin ediliyor. Toroslar’daki balık baykuşunun sadece Anadolu’da yaşayan endemik bir tür olduğunu düşünen bilim insanları da var. Balık, tatlı su yengeci ve kurbağa gibi canlılarla besleniyor. Balık baykuşunun beslenip yavrularını büyütebilmesi için suya, akan bir dereye ihtiyacı var.

Balık baykuşunun yaşadığını bildiğimiz derelerin olduğu köylere gidiyoruz. Fakat bu o kadar kolay olmuyor. Betondan setler, barajlar, hidroelektrik santraller çıkıyor karşımıza. Su akmıyor. Su akmayınca balık olmuyor, balık olmayınca baykuş. Suyun bulunabildiği yerler baraj ve göletler. Böyle olunca, Toroslar’ın baykuşu baraj ve göletlere sıkışmış. Alın size barajları meşrulaştırmak için bir yol daha: “Toroslar’ın nadir baykuşu baraj ve göletlerde ürüyor”. Fakat belli ki balık baykuşları başka bir yerde su kalmadığı için buraya sıkışmış. Özgürce akan dere bırakmamışlar, Toros’un kalbini kurutmuşlar.

Gece araziye çıkalım diyoruz, varıyoruz, vadiyi demir kapıyla kapatmışlar. “Giremezsiniz” diyorlar. “Neden?”, “Burası şahsa ait”, “Koca vadiyi satın aldınız, vadi sizin yani?”, “Evet.” Diyor adam. Aklım almıyor, kalbini kuruttukları gibi bedenini de satmışlar.

Yüreği delik dağlarından geçiyorum, Ali Amca’nın hikayesini dinliyorum. Hakka yürümüş Ali Amca. Baraj yapımında çalışırken el arabasını suya düşürenlere parasını ödetiyorlarmış. Ali Amca’nın durumu malum. Dengesini kaybetmiş çalışırken, suya düşmesin diye arabayı tutayım derken… Kendini de suda bulmuş. Daha ne hikayeler duyuyorum anlatmaya dilim, yazmaya elim varmıyor.

Öfkeli değilim fakat, kalbim kırık. Bunları da söylemesem dil darılırdı. Kalbimi kuruttular Anadolu. Kalbini kurutmuşlar.

Burçin Feran

Fotoğraf: © Sezai Göksu

1 Yorum : Balık baykuşundan özür
    • erkan
    • 03/02/2015
    Cevapla

    görüp gezdiğim yerleri,konunuz gereği çok güzel…kısa ve öz olarak ifade etmişsiniz.. TOROSLAR eşsiz güzellikleri ile vazgeçilmezimiz olmalıdır….

Yorum Yap

Change this in Theme Options
Change this in Theme Options