Halil İbrahim Amcadan Mektup Var

Halil İbrahim amca Orhanlı köyünün sakinlerinden. Köyde bir bakkal dükkanı var. Aynı zamanda zeytinci, atalık tohumlardan susuz karpuz yetiştiriyor, kerpiç yapılar hakkında bildiklerini bizlerle paylaşıyor. Pek çok konuda ustamız. Sıkça da yazı yazıyor, duygularını kağıda döküyor Halil İbrahim amca. Doğa Zamanı Yamaklık Okulu’nda dükkanını bırakıp yanımıza gelemedi ama öğrendiklerini bir mektup göndererek paylaştı bizimle: “Eskiden insanlar, toprakla, tarımla, hayvancılıkla, […]

Devamı

Doğanın Korunması İçin Bir Adım

Şu zamana kadar kapalı kapılar ardında, katıldığımız çeşitli konferanslarda, üyesi olduğumuz doğa için çalışan derneklerde, büyük toplantı masalarında hep bunu tartıştık. Doğanın korunması için doğa korumacılar (!) olarak neler yapabiliriz? Aslında Anadolu’yu gezdikçe o size gerekli ipuçlarını veriyor. Anadolu köylerinin gizli köşelerinde kalmış, doğayla uyumlu yaşamları ve kadim üretim yöntemleriyle doğanın korunması için çalışan, doğanın […]

Devamı

Kemeraltı’nda İki Çocuk

  Burada, bu semtin arka sokaklarında en az kendileri kadar öksüz köpekleri peşlerinde çöp toplayan çocuklar vardır. Günün ilk ışıklarıyla beraber sokağa dolan tüm sesler, onlar için yeni bir günün habercisidir. Taşıdıkları yüklerden büyük yürekleri için gülümsemek, her şeye rağmen gülümseyebilmek sıradan bir iştir. Bir zamanlar sübyecilerin sesleriyle ağaran kaldırım taşlarının üzerinde şimdi onlar uyur, […]

Devamı

İyi ki Varsınız!

Yıl 2013, Orhanlı’da ilk günlerim. Hanidir, kırsalda yol almış biri için, burası da Anadolu’nun Ege kültürünü hissettiren köylerinden sadece birisi benim için o zamanlar. Çok farklı bir izlenim edinemiyorum başlarda. Gerek benim henüz doğayı şimdiki gibi göremeyişim gerekse geçmişimden kalma aceleci tavrım. Hemencecik bir şeyler öğrenmek istiyor insan. Köyün kadınlarıyla bir zeytinyağı fabrikasında buluşuyoruz. Yaşlı […]

Devamı

Zeybek ile Zeibekiko

Eskiden rüzgârla, toprakla ve yağmurla konuşan insanlar vardı. Elleri nasırlı, yürekleri yumuşak… Taşla taş, ağaçla ağaç, çocukla çocuk olurlardı. Uyku bile ikiye bölmezdi böyle zamanların tekliğini. Geçmişle gelecek arasında bir an, deniz ve kara arasında nehir ve yerle gök arasında ağaç gibi kenetlenmişlerdi hayata. Hal böyle olduğu için gülerken, ağlarken ve isyan ederken; her fırsatta […]

Devamı

Özgür Keçi

Özgür Keçi Projesi, Seferihisar Doğa Okulu ve Seferihisar Belediyesi’nin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalardan biri. İzmir’in Seferihisar ilçesindeki meralarda, hala yaşamaya devam eden bir kültür olan çobanlık, bölgedeki tarımsal üretimin doğayla uyumlu bir şekilde sürdürülebilmesi ve biyolojik çeşitlilik açısından son derece önemli. Keçi ve insanın ilişkisi antik dönemlere kadar uzanıyor. Anadolu coğrafyasının pek çok yerinde binlerce yıldır […]

Devamı

Ana

  İçinde dağ olanlara. Yalnız yıldızların aydınlattığı bir yeni ay gecesinde, Koca Meşe tepesinin yalnızlığını cılız bir beyaz ışık bozdu. Belli belirsiz aydınlanan evin içerisinden harlı bir soluk yükseldi: -Tamam oğul! Samet akülerin kablolarını nihayet bağlayabilmişti. Evde, asırlık çam ağacının üstüne asılı duran iki ampul birden yanıverdi. İçerdeki harlı soluğun sahibi mutluluktan çok endişeye yakın […]

Devamı

Komşu komşunun külüne

Uykuyla uyanıklık arasındayım. Bir eşeğin sesiyle bu vadide yüzyıllardır yankılanan kadınların sesi birbirine karışıyor. Gözümü araladığımda sabahın olduğunu görüyorum. Sesler gelmeye devam ediyor dışardan, rüya değilmiş. Yavaşça doğruluyorum yataktan. Pencerenin buğusunu kazağımın yeniyle silince güneşin altındaki şölen karşılıyor gözlerimi. Pencereden içeriye yağmur sonrası canına yandığımın toprak kokusu doldu içeriye, günaydın demenin en saf hali. Her […]

Devamı

Kuş Okulu

İlk Gün (22 Ocak) Kursumuz için ilk gün sabah saat 09:30’da Doğa Okulu Araştırma Binası’nda buluşuyoruz. Güne “kuşların edasını” konuşarak başlıyoruz ve gün boyunca kuşları hareket, duruş ve tavırlarından tanımlamayı öğreniyoruz. Kuşların yalnızca rengini, kanat uzunluğunu, boyunu öğrenmek onları hızla ve kolayca tanımlamamızda yeterli olmayabilir. Çünkü kuşlar yaptıkları her harekette aslında onları tanımlayabilmemiz için ipuçları […]

Devamı

Kuş Evlerine Bakarken

Geçen Seferihisar Doğa Okulu’ndan arkadaşlarla İstanbul’daki kuş evlerini görmek için yürüyüşe çıktık. Dağınık bir insanım. Şuna bir bakayım diye başladığım işlerde, o dediğim şey hariç her şeye yönelen, en ufak bir esintiyle sürüklenip giden bir dikkatim var.  Bazıları buna ‘dikkatsizlik’ diyor. Hava çok güzeldi. Taksim’de Maksem’deki kuş evini ve içinden kafasını uzatıp uzatıp içeri kaçan […]

Devamı

Her Şeye Rağmen Anadolu

Fotoğrafın Cüneyt Oğuztüzün’üne. Musa. Ellerim titriyor artık rastık çekerken. Şu bulanık aynada kendi gözlerimi zor görür oldum. Hatırlar mısın, nasıl üzülmüştüm, günlerce ağlamıştım gözlerimin altına çöküveren ilk kırışıkları fark ettiğimde. Gül kremi kullan, iyi gelir, genç kalırsın demişlerdi. O günden beri hiç sıkılmadan, her sabah ve her gece gül kremi sürdüm yüzüme. Nasıl hoşuna giderdi […]

Devamı

Zeytinin Alın Teri

Güneşten yağmur damlasına, karatavuktan toprağa. Piynar çalılarının yamaçlarında, keçilerin dudaklarından dökülen bir sözcüktür zeytin. Güz yağmurları, derisi pütür pütür olmuş aç toprağın imecesine omuz verince başlar her şey.  Damlalar, iki aşığın birbirine uzanan elleridir. Su, küçük damarcıklardan akar, yeşili yeşil; karası kara zeytinlerin vücudunda duralar. Toy zeytin, beşiğinin içinde sallandıkça büyür. Yağmurun zeytine söylediği bir […]

Devamı

Zeytinyağı Okulu

Her şey karatavuk kuşunun ağzındaki zeytin çekirdeğinin düşmesiyle başladı. Çekirdek, vadinin kuytusuna yuvarlandı ve orada kaldı. Bu düşüş onu korkutmuş ve yormuştu. Vadinin söylediği ninniyle uykuya daldı ve uzun bir süre uyudu. Uyandığında içinde daha önceden yaşamadığı bir kıpırtı vardı. Birden kabuğu ikiye bölündü ve kabuktan dışarıya küçük bir kök çıktı. Yuvasına geç kalmış bir […]

Devamı

Baharın Takipçileri

Zirvelerinde kar eksik olmayan, düzlüklerinde kışın sıcak geçtiği, dağlar ve ovalar sayesinde her zaman yeşil ve bereketli olan Anadolu. Bir göçerler yurdu. Bir koyun, bir keçi sürüsü, içinde bir aile; tümü, her mevsim baharı takip ediyor. Baharı kışın ovalarda, yazın ise dağlarda buluyorlar. Göçebe kültür aynı zamanda insanın doğal yaşam alanlarına etkisinin en az olduğu […]

Devamı

Editörlük ve Yazarlık Kursu

Doğa Okulu, 23-25 Ekim’de Magma Dergisi işbirliği ile üç günlük bir editörlük ve yazarlık kursu düzenliyor. Kursta editörlük, yayına hazırlık, konunun araştırılması, makale ve haber yazımı ve teknikleri, dil ve anlatım tarzları, imla kuralları, habercilikte ve yazarlıkta etik değerler ele alınacak. Dergi, gazete, kitap, internet siteleri ya da sosyal medyada yer alacak yazı, haber, söyleşi, […]

Devamı

Üveyikleri Sevmek Varken

Yazın Anadolu kuraktır; ama ana göğsü gibi sıcak ve bereketlidir. Kırsalda kısa bir yürüyüş, yolunuzu bir zeytinliğe, kavaklığa, fıstık bahçesi veya meşe ormanına çıkarabilir. Yürekten bir guruldama duyarsınız, ne kadar uzak olursa olsun yakın gelir. Sıcağı bulmuş kedi gibi kendini Anadolu’nun böğrüne bırakır üveyik. Göğsünü toprağa sürterek pirelerinden arınır, tırnaklarıyla yeri eşeleyerek avlarını saklandıkları yerden […]

Devamı

Zeybek Okulu

Birinci Gün (18 Eylül) Doğa Okulu’nda  09.30’da buluşuyoruz. Doğa Okulu’nun araştırma binasını gezip kısa bir tanışma sohbeti yapacağız. Ardından kadim eğlence biçimlerimiz ve doğayla olan ilişkileri üzerinde sohbet edeceğiz. Giderek özünden uzaklaşan bugünkü eğlence anlayışımızdan kısaca bahsedeceğiz. Anadolu’da devam eden geleneksel eğlenme biçimlerimizden türküler ve halk oyunları üzerine tartışacağız. Son olarak, Anadolu’da bir araya gelmenin […]

Devamı

Doğa Ne?

Yaklaşık 5 yıl önceye kadar kendimi ‘’doğasever’’ olarak tanırdım. Hani sanki doğanın onu sevmeme çok ihtiyacı varmış gibi. Kendimi doğadan ayrı tutmak öğretilmişti, parçası olduğuma karar vermişim nihayetinde. Sonra doğaya daha yakın olacağımı hissederek bir köyde yaşıyor buldum kendimi, doğaseverim, parçasıyım, kuşları da seviyorum üstelik bu da doğaya geçtiğim diğer kıyak. (!) Tabi ben özümü […]

Devamı

Anayurt Afrika

Her güç kullandığında daha da güçsüzleşirsin. Olifants Nehri’nin vadisine bakan ıssız bir tepedeyim. Kavisli hatlarıyla kayaların arasından akıp giden nehir, uçsuz bucaksız ve kurak bir coğrafyanın can damarı. Nehrin içinden geçerek yere ve göğe yayılan suyun zerreleri etrafına öylesine bereket sağlamış ki dağın taşın bağrında tarifi neredeyse imkânsız bir canlı çeşitliliği doğmuş. Nehirden tepelere ve […]

Devamı

Bulut

                GRİ Başı öne eğik, henüz olgunlaşmamış toy adımlarla yürüyordu. Her adım atışında bir diğerini takip eden bir kararlılıkla, kurulu bir oyuncağın tik-takları gibi ilerleyeceğini sanan gözleri yanıltarak, bir anda durdu. Tek ayağını hafifçe karnına doğru çekti. Boynunu kendini saran şefkatli kollar gibi doladı vücuduna.  Başını göğsüne, kendi göğsüne dayadı. Bir geçit törenini andıran devinim […]

Devamı

Gezi’den Ne Öğrendim?

Gezinin anlamı zaman geçtikçe daha da berraklaştı. Gezi yalnızca küçüklü büyüklü tüm iktidarların üzerinde yükseldiği temelleri yıkmadı. Aynı zamanda var olan siyasal doktrinlerin tamamının yaşamı savunmaktaki yetersizliğini ispat etti. Öznesi sadece insan olan hiçbir fikrin Gezi’den sonra yaygınlaşma imkanı kalmadı. Yeni toplumsal sözleşme, insanlar arasındaki iyiliğe dayalı ilişkilerden başlıyor, tüm canlıları ve hatta evrenin sonsuzluğunu […]

Devamı

Bir avuç keçi gübresi gibidir aşk

“Aşk korur, kollar. Orman bizden, ruh gönülden yardım ister” diye başladı konuşmasına çiftçi Ahmet dede. Bir avuç toprak aldı eline, yavaşça taşa bıraktı. “Sabret ki yeşersin”. Ahmet dedeyle karşılaşmadan evveldi, ama ne kadar önceydi hatırlamıyorum. Zaten artık ondan öncesini pek anımsamıyorum. Vazgeçmiştim her şeyden. Perişan haldeydim, bir tutam umuda açtım. Bazen aniden bir kişi çıkar […]

Devamı

Biz iyi olursak Tuz Gölü kurumaz

Bundan yaklaşık 545 milyon yıl öncesine kadar Anadolu’nun bulunduğu yerde Tetis Denizi bulunuyordu. Tetis Denizi’ne Akdeniz’in annesi de deniyor. Bunun sebebi, jeolojik devirler içinde yer hareketleri sonucunda yavaş yavaş kuzeye itilen Tetis Denizi’nin içinden, kara parçalarının yükselmesiyle Akdeniz’in ortaya çıkması. Ve biz Anadolu’da hala Tetis’in dokunuşlarını görebiliyoruz, örneğin Tuz Gölü. Ankara, Aksaray ve Konya illeri […]

Devamı

Slow Agriculture

Güven Eken, Süleyman Selçuk Ener Seferihisar Doğa Okulu, June 2015 Slow Agriculture is a term used to conceptualize the agricultural vision of Slow Food and Citta Slow movements (1, 2, 3). The basics of Slow Agriculture encompass all phases of local food growing, starting from biodiversity friendly landscape maintenance, extending into traditional food processing methods. […]

Devamı

Masal Okulu

Magma Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Özcan Yüksek ile üç gün boyunca beraber olarak dünyanın masallarına doğru yola çıkacağız. Birinci Gün (12 Haziran) Doğa Okulu’nda 09.30’da buluşuyoruz. İlk olarak Doğa Okulu’nun araştırma binasını gezip kısa bir tanışma sohbeti yapacağız. Ardından masalları daha iyi anlayabilmek için masalın ne olduğuna, anlatılar arasında masalın yerine ve masalın binlerce yıldır […]

Devamı

Bir şişe mucize

Orhanlı kantaron yağının hikayesi… Akşam olmadan önce, hani güneş daha henüz tümüyle batmamışken, sarıdan hafif kırmızıya çalan turuncumsu bir renk vardır ya, işte ona bakarak karar vermiştim bu yolculuğa çıkmaya. Yara iyileştirici, mucizevi bir etki bırakmıştı üzerimde. Gözlerimi kapadığımda hala sarıdan hafif kırmızıya çalan o turuncumsu renk, ruhuma hafif bir ninni söylüyordu. Nazikçe dizlerimi karnıma […]

Devamı

Gâvur Mehmet

Bir yirmi dört saat daha diye düşündüm gözlerimi açtığımda. Yeni bir gün gibi gözüken o hep aynı; günün doğuşu, batışı, gece, karanlık ve yıldızlar. Uyanmalar, koşuşturmalar, yorulmalar sonra tekrar uykular. Nereden bilebilirdim bugünün asırlar süreceğini? Suyunu arayan topraklara, Taşlıca’ya gidecektik. Hani bazı yollar öylesine güzel olur da, yolun kendisi gidilecek yere dönüşüverir ya birden, işte […]

Devamı

İlk adım

Ufak bir hücreydim. Can aldım ipek böceği oldum. Beslendim kendi kozamı yaptım. Ve şimdi o kozadan çıktım, kelebek oldum sizinle özgürlüğe uçuyorum. Hayaldi benim için uçmak. Sadece kanatlarım olunca uçabileceğimi sanırdım. Anladım ki kanatsızda uçabilirmiş insan. Tıpkı kurbağanın miyavlaması, kedinin havlaması, balığın sürünmesi gibi. Ve bunun adı doğaymış, bunun adı hayat. “İnsan insan derler idi […]

Devamı

Zeytinyağı ve masalı

Bin yıllardır yaşamın kaynağı… Deliyken aşılanan, sofraya taşınan zeytin ve zeytinyağı, akılsızlık çağına direniyor. Magma, zeytinin geçmişten bugüne az bilinen öyküsünü, sırlarını anlatıyor. Masallardaki gibi iyi bitsin… Yolumu Akdeniz’in bir yamacına ve hiç yazılmamış bir zamanına düşürdüm. Bir hakikatçiyle karşılaştım. Yanı başına gidip yamacına oturmak için destur istedim. Beni bütün yapraklarıyla kucakladı. Sonra gövdesine yaslandım. […]

Devamı

Mucizeler Yolu

Rezervasyon: Tamzara Turizm – Cevdet Oğuz cevdet@tamzaratur.com 0212 251 98 64 – 0505 497 05 79 Ayrıntılı bilgi: Derya Engin derya@dogaaskina.org 0533 313 80 15 Doğa Okulu ve Magma Dergisi iş birliğiyle düzenlenen Mucizeler Yolu’nun üç bin kilometrelik güzergâhı boyunca Anadolu’da iç içe geçmiş üç bitki coğrafyasını yerinde keşfediyoruz. Mucizeler Yolu üzerinde Portekiz’den, İskandinavya’ya, Sibirya, […]

Devamı
Change this in Theme Options
Change this in Theme Options