Ahşap Oyma Okulu

Ağacı değil, kendimizi yontmak için buluşuyoruz. 11-13 Ekim tarihleri arasında bir araya geleceğimiz Ahşap Oyma Okulu’nda, insanın doğanın döngüleri içerisinde ahşabı nasıl kullandığını tartışacak, Anadolu ve dünyanın farklı yerlerindeki kadim toplumların ahşapla olan ilişkisini öğreneceğiz. Anadolu’daki ahşap oyma desenlerini tanıma şansı bulacağımız kursta, bu desenlerin ahşap üzerine nasıl işlendiğini deneyimleyeceğiz. Ahşap Oyma Okulu’nda ölü ağaçların […]

CONTINUE READING

Doğa Okulu 2019 Kursları

Ahşap Oyma Okulu (11-13 Ekim 2019)Ahşap Oyma Okulu’nda geleneksel ahşap oyma desenlerini, oyma aşamalarını, hangi ağaçların nasıl seçildiğini ve oyma bıçaklarının nasıl kullanıldığını deneyimleyeceğiz. Üç gün sürecek Ahşap Oyma Okulu’nda ahşap ustası Mecit Çeliktaş’la birlikte yuvamızı ve eşyalarımızı ahşaptan nasıl üretebileceğimizi uygulamalı olarak tecrübe edeceğiz. Zeytin Ormanı Okulu (13-15 Aralık 2019)Karatavuk kuşunun ağzından, zeybeğe zeytin […]

CONTINUE READING

Kadim Üretim Havzaları Okulu

Doğa ile uyum içinde, toprağı, suyu, göğü zehirlemeden yaşamak ve üretmek mümkün olabilir mi? Kadim Üretim Havzaları Okulu’nda doğanın döngüsel mantığıyla hareket eden toplumların yaşamlarına dahil olarak, üretim inceliklerini değerlendireceğiz. Yeryüzü ile olan bu etkileşimin, yalnızca gıda ve diğer temel ihtiyaçlarla ilişkisini değil, aynı zamanda diğer türler, gelenekler ve kültürlerle ilişkisini de anlamaya çalışacağız. Bu […]

CONTINUE READING

Melengiç Kokulu Süslü Tarhana

“Ağustosun on beşi yaz, on beşi kış.” derdi anası. “Karıncalara, arılara bak feyz al, şimdiden kışın yiyecekleri erzağı çekmeye başladılar yuvalarına.” O gün de Ağustos, ikinci on beşine giriyordu. Anasının dediklerini anımsatan belki de havadaki güz kokusuydu. Ne zaman böyle koksa etraf, anası; “Hava güzsüredi, tarhanaları yapalım.” derdi. Bu sene tarhanasına ayrı bir özenmek geldi […]

CONTINUE READING

Doğa Korumaya Giriş Yamaklık Okulu

Doğa Korumaya Giriş Yamaklık Okulu’nda doğanın döngülerini, parçası olduğumuz yerkürenin milyarlarca yıl içerisindeki değişimini konuşacağız. Anadolu’nun üç farklı biyo-coğrafyası içinde yaşayan canlı türleri ve kadim kültürleri tanıyıp dünyanın farklı yerlerindeki doğa koruma çalışmalarını değerlendirerek bizlerin neler yapabileceğini tartışacağız.Doğal alanların korunmasında uluslararası ölçütler olan Önemli Doğa Alanları (ÖDA) gibi yaklaşımları ve nesli tehlike altında olan türleri […]

CONTINUE READING

Müzik Çıraklığı

Müzik Çıraklığı kursu isminde çıraklık geçse de aslında bir yamaklık kursu. Bu kursta renklerin seslerini ve sessizliği okumak için bir araya geliyoruz. Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu’yla birlikte gerçekleştireceğimiz bu kursta, sesin doğasına doğru bir adım atacağız. Üç günlük buluşmamızın ilk gününde ışık ve müzik arasındaki ilişkiyi, renklerdeki sesleri; ikinci gün doğanın seslerini işitmeyi; […]

CONTINUE READING

Halil İbrahim Amcadan Mektup Var

Halil İbrahim amca Orhanlı köyünün sakinlerinden. Köyde bir bakkal dükkanı var. Aynı zamanda zeytinci, atalık tohumlardan susuz karpuz yetiştiriyor, kerpiç yapılar hakkında bildiklerini bizlerle paylaşıyor. Pek çok konuda ustamız. Sıkça da yazı yazıyor, duygularını kağıda döküyor Halil İbrahim amca. Doğa Zamanı Yamaklık Okulu’nda dükkanını bırakıp yanımıza gelemedi ama öğrendiklerini bir mektup göndererek paylaştı bizimle: “Eskiden insanlar, toprakla, tarımla, hayvancılıkla, […]

CONTINUE READING

Doğanın Korunması İçin Bir Adım

Şu zamana kadar kapalı kapılar ardında, katıldığımız çeşitli konferanslarda, üyesi olduğumuz doğa için çalışan derneklerde, büyük toplantı masalarında hep bunu tartıştık. Doğanın korunması için doğa korumacılar (!) olarak neler yapabiliriz? Aslında Anadolu’yu gezdikçe o size gerekli ipuçlarını veriyor. Anadolu köylerinin gizli köşelerinde kalmış, doğayla uyumlu yaşamları ve kadim üretim yöntemleriyle doğanın korunması için çalışan, doğanın […]

CONTINUE READING

Kemeraltı’nda İki Çocuk

  Burada, bu semtin arka sokaklarında en az kendileri kadar öksüz köpekleri peşlerinde çöp toplayan çocuklar vardır. Günün ilk ışıklarıyla beraber sokağa dolan tüm sesler, onlar için yeni bir günün habercisidir. Taşıdıkları yüklerden büyük yürekleri için gülümsemek, her şeye rağmen gülümseyebilmek sıradan bir iştir. Bir zamanlar sübyecilerin sesleriyle ağaran kaldırım taşlarının üzerinde şimdi onlar uyur, […]

CONTINUE READING

İyi ki Varsınız!

Yıl 2013, Orhanlı’da ilk günlerim. Hanidir, kırsalda yol almış biri için, burası da Anadolu’nun Ege kültürünü hissettiren köylerinden sadece birisi benim için o zamanlar. Çok farklı bir izlenim edinemiyorum başlarda. Gerek benim henüz doğayı şimdiki gibi göremeyişim gerekse geçmişimden kalma aceleci tavrım. Hemencecik bir şeyler öğrenmek istiyor insan. Köyün kadınlarıyla bir zeytinyağı fabrikasında buluşuyoruz. Yaşlı […]

CONTINUE READING

Zeybek ile Zeibekiko

Eskiden rüzgârla, toprakla ve yağmurla konuşan insanlar vardı. Elleri nasırlı, yürekleri yumuşak… Taşla taş, ağaçla ağaç, çocukla çocuk olurlardı. Uyku bile ikiye bölmezdi böyle zamanların tekliğini. Geçmişle gelecek arasında bir an, deniz ve kara arasında nehir ve yerle gök arasında ağaç gibi kenetlenmişlerdi hayata. Hal böyle olduğu için gülerken, ağlarken ve isyan ederken; her fırsatta […]

CONTINUE READING

Özgür Keçi

Özgür Keçi Projesi, Seferihisar Doğa Okulu ve Seferihisar Belediyesi’nin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalardan biri. İzmir’in Seferihisar ilçesindeki meralarda, hala yaşamaya devam eden bir kültür olan çobanlık, bölgedeki tarımsal üretimin doğayla uyumlu bir şekilde sürdürülebilmesi ve biyolojik çeşitlilik açısından son derece önemli. Keçi ve insanın ilişkisi antik dönemlere kadar uzanıyor. Anadolu coğrafyasının pek çok yerinde binlerce yıldır […]

CONTINUE READING

Ana

  İçinde dağ olanlara. Yalnız yıldızların aydınlattığı bir yeni ay gecesinde, Koca Meşe tepesinin yalnızlığını cılız bir beyaz ışık bozdu. Belli belirsiz aydınlanan evin içerisinden harlı bir soluk yükseldi: -Tamam oğul! Samet akülerin kablolarını nihayet bağlayabilmişti. Evde, asırlık çam ağacının üstüne asılı duran iki ampul birden yanıverdi. İçerdeki harlı soluğun sahibi mutluluktan çok endişeye yakın […]

CONTINUE READING

Komşu komşunun külüne

Uykuyla uyanıklık arasındayım. Bir eşeğin sesiyle bu vadide yüzyıllardır yankılanan kadınların sesi birbirine karışıyor. Gözümü araladığımda sabahın olduğunu görüyorum. Sesler gelmeye devam ediyor dışardan, rüya değilmiş. Yavaşça doğruluyorum yataktan. Pencerenin buğusunu kazağımın yeniyle silince güneşin altındaki şölen karşılıyor gözlerimi. Pencereden içeriye yağmur sonrası canına yandığımın toprak kokusu doldu içeriye, günaydın demenin en saf hali. Her […]

CONTINUE READING

Kuş Okulu

İlk Gün (22 Ocak) Kursumuz için ilk gün sabah saat 09:30’da Doğa Okulu Araştırma Binası’nda buluşuyoruz. Güne “kuşların edasını” konuşarak başlıyoruz ve gün boyunca kuşları hareket, duruş ve tavırlarından tanımlamayı öğreniyoruz. Kuşların yalnızca rengini, kanat uzunluğunu, boyunu öğrenmek onları hızla ve kolayca tanımlamamızda yeterli olmayabilir. Çünkü kuşlar yaptıkları her harekette aslında onları tanımlayabilmemiz için ipuçları […]

CONTINUE READING

Kuş Evlerine Bakarken

Geçen Seferihisar Doğa Okulu’ndan arkadaşlarla İstanbul’daki kuş evlerini görmek için yürüyüşe çıktık. Dağınık bir insanım. Şuna bir bakayım diye başladığım işlerde, o dediğim şey hariç her şeye yönelen, en ufak bir esintiyle sürüklenip giden bir dikkatim var.  Bazıları buna ‘dikkatsizlik’ diyor. Hava çok güzeldi. Taksim’de Maksem’deki kuş evini ve içinden kafasını uzatıp uzatıp içeri kaçan […]

CONTINUE READING

Her Şeye Rağmen Anadolu

Fotoğrafın Cüneyt Oğuztüzün’üne. Musa. Ellerim titriyor artık rastık çekerken. Şu bulanık aynada kendi gözlerimi zor görür oldum. Hatırlar mısın, nasıl üzülmüştüm, günlerce ağlamıştım gözlerimin altına çöküveren ilk kırışıkları fark ettiğimde. Gül kremi kullan, iyi gelir, genç kalırsın demişlerdi. O günden beri hiç sıkılmadan, her sabah ve her gece gül kremi sürdüm yüzüme. Nasıl hoşuna giderdi […]

CONTINUE READING

Zeytinin Alın Teri

Güneşten yağmur damlasına, karatavuktan toprağa. Piynar çalılarının yamaçlarında, keçilerin dudaklarından dökülen bir sözcüktür zeytin. Güz yağmurları, derisi pütür pütür olmuş aç toprağın imecesine omuz verince başlar her şey.  Damlalar, iki aşığın birbirine uzanan elleridir. Su, küçük damarcıklardan akar, yeşili yeşil; karası kara zeytinlerin vücudunda duralar. Toy zeytin, beşiğinin içinde sallandıkça büyür. Yağmurun zeytine söylediği bir […]

CONTINUE READING

Zeytinyağı Okulu

Her şey karatavuk kuşunun ağzındaki zeytin çekirdeğinin düşmesiyle başladı. Çekirdek, vadinin kuytusuna yuvarlandı ve orada kaldı. Bu düşüş onu korkutmuş ve yormuştu. Vadinin söylediği ninniyle uykuya daldı ve uzun bir süre uyudu. Uyandığında içinde daha önceden yaşamadığı bir kıpırtı vardı. Birden kabuğu ikiye bölündü ve kabuktan dışarıya küçük bir kök çıktı. Yuvasına geç kalmış bir […]

CONTINUE READING

Baharın Takipçileri

Zirvelerinde kar eksik olmayan, düzlüklerinde kışın sıcak geçtiği, dağlar ve ovalar sayesinde her zaman yeşil ve bereketli olan Anadolu. Bir göçerler yurdu. Bir koyun, bir keçi sürüsü, içinde bir aile; tümü, her mevsim baharı takip ediyor. Baharı kışın ovalarda, yazın ise dağlarda buluyorlar. Göçebe kültür aynı zamanda insanın doğal yaşam alanlarına etkisinin en az olduğu […]

CONTINUE READING

Editörlük ve Yazarlık Kursu

Doğa Okulu, 23-25 Ekim’de Magma Dergisi işbirliği ile üç günlük bir editörlük ve yazarlık kursu düzenliyor. Kursta editörlük, yayına hazırlık, konunun araştırılması, makale ve haber yazımı ve teknikleri, dil ve anlatım tarzları, imla kuralları, habercilikte ve yazarlıkta etik değerler ele alınacak. Dergi, gazete, kitap, internet siteleri ya da sosyal medyada yer alacak yazı, haber, söyleşi, […]

CONTINUE READING

Üveyikleri Sevmek Varken

Yazın Anadolu kuraktır; ama ana göğsü gibi sıcak ve bereketlidir. Kırsalda kısa bir yürüyüş, yolunuzu bir zeytinliğe, kavaklığa, fıstık bahçesi veya meşe ormanına çıkarabilir. Yürekten bir guruldama duyarsınız, ne kadar uzak olursa olsun yakın gelir. Sıcağı bulmuş kedi gibi kendini Anadolu’nun böğrüne bırakır üveyik. Göğsünü toprağa sürterek pirelerinden arınır, tırnaklarıyla yeri eşeleyerek avlarını saklandıkları yerden […]

CONTINUE READING

Zeybek Okulu

Birinci Gün (18 Eylül) Doğa Okulu’nda  09.30’da buluşuyoruz. Doğa Okulu’nun araştırma binasını gezip kısa bir tanışma sohbeti yapacağız. Ardından kadim eğlence biçimlerimiz ve doğayla olan ilişkileri üzerinde sohbet edeceğiz. Giderek özünden uzaklaşan bugünkü eğlence anlayışımızdan kısaca bahsedeceğiz. Anadolu’da devam eden geleneksel eğlenme biçimlerimizden türküler ve halk oyunları üzerine tartışacağız. Son olarak, Anadolu’da bir araya gelmenin […]

CONTINUE READING

Doğa Ne?

Yaklaşık 5 yıl önceye kadar kendimi ‘’doğasever’’ olarak tanırdım. Hani sanki doğanın onu sevmeme çok ihtiyacı varmış gibi. Kendimi doğadan ayrı tutmak öğretilmişti, parçası olduğuma karar vermişim nihayetinde. Sonra doğaya daha yakın olacağımı hissederek bir köyde yaşıyor buldum kendimi, doğaseverim, parçasıyım, kuşları da seviyorum üstelik bu da doğaya geçtiğim diğer kıyak. (!) Tabi ben özümü […]

CONTINUE READING

Anayurt Afrika

Her güç kullandığında daha da güçsüzleşirsin. Olifants Nehri’nin vadisine bakan ıssız bir tepedeyim. Kavisli hatlarıyla kayaların arasından akıp giden nehir, uçsuz bucaksız ve kurak bir coğrafyanın can damarı. Nehrin içinden geçerek yere ve göğe yayılan suyun zerreleri etrafına öylesine bereket sağlamış ki dağın taşın bağrında tarifi neredeyse imkânsız bir canlı çeşitliliği doğmuş. Nehirden tepelere ve […]

CONTINUE READING

Bulut

                GRİ Başı öne eğik, henüz olgunlaşmamış toy adımlarla yürüyordu. Her adım atışında bir diğerini takip eden bir kararlılıkla, kurulu bir oyuncağın tik-takları gibi ilerleyeceğini sanan gözleri yanıltarak, bir anda durdu. Tek ayağını hafifçe karnına doğru çekti. Boynunu kendini saran şefkatli kollar gibi doladı vücuduna.  Başını göğsüne, kendi göğsüne dayadı. Bir geçit törenini andıran devinim […]

CONTINUE READING

Gezi’den Ne Öğrendim?

Gezinin anlamı zaman geçtikçe daha da berraklaştı. Gezi yalnızca küçüklü büyüklü tüm iktidarların üzerinde yükseldiği temelleri yıkmadı. Aynı zamanda var olan siyasal doktrinlerin tamamının yaşamı savunmaktaki yetersizliğini ispat etti. Öznesi sadece insan olan hiçbir fikrin Gezi’den sonra yaygınlaşma imkanı kalmadı. Yeni toplumsal sözleşme, insanlar arasındaki iyiliğe dayalı ilişkilerden başlıyor, tüm canlıları ve hatta evrenin sonsuzluğunu […]

CONTINUE READING

Bir avuç keçi gübresi gibidir aşk

“Aşk korur, kollar. Orman bizden, ruh gönülden yardım ister” diye başladı konuşmasına çiftçi Ahmet dede. Bir avuç toprak aldı eline, yavaşça taşa bıraktı. “Sabret ki yeşersin”. Ahmet dedeyle karşılaşmadan evveldi, ama ne kadar önceydi hatırlamıyorum. Zaten artık ondan öncesini pek anımsamıyorum. Vazgeçmiştim her şeyden. Perişan haldeydim, bir tutam umuda açtım. Bazen aniden bir kişi çıkar […]

CONTINUE READING

Biz iyi olursak Tuz Gölü kurumaz

Bundan yaklaşık 545 milyon yıl öncesine kadar Anadolu’nun bulunduğu yerde Tetis Denizi bulunuyordu. Tetis Denizi’ne Akdeniz’in annesi de deniyor. Bunun sebebi, jeolojik devirler içinde yer hareketleri sonucunda yavaş yavaş kuzeye itilen Tetis Denizi’nin içinden, kara parçalarının yükselmesiyle Akdeniz’in ortaya çıkması. Ve biz Anadolu’da hala Tetis’in dokunuşlarını görebiliyoruz, örneğin Tuz Gölü. Ankara, Aksaray ve Konya illeri […]

CONTINUE READING

Slow Agriculture

Güven Eken, Süleyman Selçuk Ener Seferihisar Doğa Okulu, June 2015 Slow Agriculture is a term used to conceptualize the agricultural vision of Slow Food and Citta Slow movements (1, 2, 3). The basics of Slow Agriculture encompass all phases of local food growing, starting from biodiversity friendly landscape maintenance, extending into traditional food processing methods. […]

CONTINUE READING
Change this in Theme Options
Change this in Theme Options